MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının hissedar olduğu 911 ve 912 parsel sayılı taşınmazların ... Kentsel Dönüşüm Proje alanında yer alan imar parsellerine şuyulandırıldığı, ... Kentsel Dönüşüm Proje alanında kalan ve dava konusu taşınmazı da kapsayan bölgede fiilen çalışmaların başladığı, projenin bir bütün olduğu da dikkate alındığında, dava konusu taşınmaza, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan 30.03.2012 tarihinde tapuya tescili sağlanan imar uygulaması sonucu, davacının hissedar olduğu taşınmazların da ... Kentsel Dönüşüm Proje alanında kalmakla beraber, söz konusu taşınmazlarda davalı idarenin de hissedar olduğu anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarih ve 5998 sayılı Yasa ile değişik 5993 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin 8. fıkrasında "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilan edilen yerlerdeki belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyenin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre, ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar, kamulaştırmasız el atma davası açabilir" hükmü yer almakta olup, davacının hissedar olduğu taşınmazda, davalı idarenin de paydaş olması ve ayrı ada ve parselde imar hakkı
verilmesi nedeniyle davacının kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan dava açma hakkı bulunduğu gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur. Ancak;
Davacının paydaş olduğu kadastral 911 ve 912 parsel sayılı taşınmazlardaki hissesinin, daha önce yapılan imar planlarının iptali nedeniyle en son yapılan parselasyon planı sonucu 30.03.2012 tarihinde tapuya tescili sağlanan 29288 ada 2 ve 8 parsellere şuyulandırıldığı gözetilerek, yeni oluşan imar parsellerindeki davacıya ait hisselerin tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ikinci parağrafından (29115 ada 4 parseldeki, 29120 ada 1 parseldeki ve 29120 ada 3 parseldeki) kelimelerinin çıkartılarak, yerine (29288 ada 2 ve 8 parsellerdeki) ibaresinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.