MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2012/596-2013/534
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın 494,48m²lik bölümüne fiilen el atıldığı bu kısmın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterildiği, (C) harfi ile gösterilen 400,98 m²lik bölümde ise yararlanma imkanı kalmadığından %100 değer kaybı oluştuğu, (A) harfi ile gösterilen 1.350,54 m²lik bölümde ise %60 oranında değer kaybı meydana geldiği yönünde bedel belirleyen bilirkişi kurulu raporu uyarınca kurulan hükmün davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 27.02.2012 tarihli ilamı ile hükmün bozulduğu, mahkemece bu bozma ilamına 29.11.2012 havale tarihli dilekçesi ile bozma kapsamı dışında kalan bölümlere ilişkin mahkeme kararının kesinleştirilmesinin talep edilmesi üzerine, 14.01.2013 tarihli ek karar ile Dairemiz bozma kapsamı dışında bırakıldığı gerekçesi ile fiilen el atılarak yol haline getirilen bölüm ile %100 değer kaybına uğrayan bölüme ilişkin önceki kararda kurulan hüküm fıkrasında düzenleme yapılarak hükmün bu yönlerden kesinleştiğine dair şerh düşüldüğü ve bu kararın taraflara tebliğ edildiği, alınan ek rapor doğrultusunda yeniden verilen kararda “hükmün B ve C ile gösterilen bölümlere ilişkin kararın kesinleştiğinden” bahsedilerek, sadece teknik rapora göre A harfi ile gösterilen ve bozmaya konu bölüm yönünden kurulması gerektiği belirtilerek, davanın davanın bu yönden kısmen kabulüne, kesinleşen bölüm yönünden nispi vekalet ücretine, bozmaya konu hüküm altına alınan bölüm yönünden ise maktu vekalet ücretine hükmedildiği ve 19.04.2004 tarihli tavzih ile de nispi vekalet ücretine ilişkin bölümün kesin olduğu şerhinin karar aslına şerh edildiği anlaşılmıştır.
Dava, terditli dava olmayıp tek parsele yönelik el atma tazminat davası olup, mahkemece kurulan ilk hüküm; Dairemiz tarafından bozulmuş ve mahkemesince de bozmaya uyulmuş olduğundan, yargılama sonucunda yeniden kurulacak hüküm bir bütün olup Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları dikkate alınarak mahkemesinin kısmi bozma üzerine yaptığı inceleme sonucunda verdiği yeni karada eski kararının (kısmen) bozma yapılmayan bölümünün de aynen tekrarlaması yeni hükmüne alması gerekir.
Bu nedenle, dava konusu edilen talep hakkında bir bütün olarak hüküm kurulup, belirlenen bedel üzerinden 6487 sayılı Yasanının 21.maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca maktu vekalet ücretine ve maktu harca hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy