MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/02/2014
NUMARASI : 2012/404-2014/73
Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması nedeniyle davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli ve inandırıcı değildir. Şöyle ki;
1)11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile eklenen Kamulaştırma Kanununun geçici 6/12.maddesi uyarınca; (24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanunun hükümlerine göre yapılan imar uygulamasından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır.) hükmü getirilmiş olup,
Bu değişiklik uyarınca arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak üstün ve eksik yönleri ile oranları belirtilmek suretiyle uygulama tarihindeki değerinin biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda her ne kadar bu yönteme uyularak değer biçilmiş ise de aynı gün Dairemizce incelemesi yapılan ve onanan aynı parsele ilişkin diğer hissedarların açtığı davalardaki aynı uygulama tarihini esas alan İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/409 Esas ve 2012/408 Esas sayılı dosyalarında taşınmazın m²'sine 200,00-TL/m² değer biçildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, bilirkişi kurulundan aynı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla fazla bedel takdiri hususundaki çelişkinin göderilmesi için ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
2)Yine sözkonusu değişiklik uyarınca uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacı payına, o tarihteki karşılığı tespit edildikten sonra, bu bedele 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle dava tarihine güncellenerek bedel tespiti yapılırken, ödeme tarihine kadar uygulama tarihine göre tespit edilen bedele faiz uygulanarak belirlenecek bedelden ödenen bedel düşülerek, kalan fark bedele dava tarihine kadar faiz uygulanmak suretiyle bedel belirlenmesi gerekirken, bedel düşülmeden faiz oranı uygulanmak suretiyle güncelleme yapılarak bedel tespiti yapan rapora göre hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy