MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/06/2012
NUMARASI : 2011/775-2012/383
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 28.01.2013 gün ve 2012/21787 Esas - 2013/1167 Karar sayılı ilama karşı davalılardan N.. B.. vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, mahkemece davalılardan B.. B.. hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan N.. B.. hakkında açılan davanın ise kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, davalılardan N.. B.. vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında park alanı olarak ayrıldığı, ancak taşınmaza davalı idarelerce fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; Davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından;
Davalı N.. B.. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.11.2013 gün 2013/9324-19266 sayılı onama ilamının kaldırılmasına hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, karar düzeltme ve peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde davalılardan N.. B..'na iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy