MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın ... yönünden yargı yolu bakımından reddine, ... yönünden kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idareler vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekçesiyle reddine, diğer davalı ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekilinin temyizi bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir.
Diğer davalı ... vekilinin temyizine gelince;
Dava konusu 2801, 792, 1851 parsel sayılı taşınmazların Göl Mutlak Koruma Alanında kaldığı, davalı ...'nce taşınmazlara fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Bu nedenlerle bu parseller yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik gereğince görevsizlik kararı verilmiş olup, yasa değişikliği nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru değilse de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
a) Gerekçeli kararın vekalet ücretine ilişkin 13. bendinin ve harca ilişkin 11. bendinin çıkartılmasına,
b) Gerekçeli kararın yargılama giderlerine ilişkin 15. bendindeki (1.786,85-TL' rakamından sonraki bölümünün çıkartılmasına, yerine (davalı ...'nden tahsili ile davacı tarafa verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan ...'nden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'nden peşin alınan temyiz ve temyiz edenlerden peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 02.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.