MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/01/2013
NUMARASI : 2012/764-2013/3
Taraflar arasındaki kamulaştırma yolu ile idareye devredilen ancak, davalı tarafından imar planları değiştirilerek dava dışı üçüncü şahıslara satılan taşınmazla ilgili olarak belediyece yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu iddiası ile, uğranılan zararın, davacılara ödenen kamulaştırma bedeli düşüldükten sonra taşınmazın gerçek değerinin hesaplanılarak davacılara ödenmesi suretiyle tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırma yolu ile idareye devredilen ancak, davalı tarafından imar planları değiştirilerek dava dışı üçüncü şahıslara satılan taşınmazla ilgili olarak belediyece yapılan işlemlerin yok hükmünde olduğu iddiası ile uğranılan zararın, davacılara ödenen kamulaştırma bedeli düşüldükten sonra taşınmazın gerçek değerinin hesaplanılarak davacılara ödenmesi suretiyle tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 29.06.2011 tarihli ilk karar Dairemizce “Dava konusu taşınmazın anlaşma yoluyla kamulaştırıldığı ve ferağ verilmek suretiyle davalı idareye devredildiği, Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca taşınmaz maliki ile varılan uzlaşma sonucu yapılan kamulaştırmalara karşı dava açılamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi …” gerektiğinden bahisle bozulmuş, bu karara karşı mahkemece, önceki karardaki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonucu verilen 27.11.2013 gün ve 2013/5-381-1597 sayılı kararda “…Yerel mahkemece, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 8. maddesinin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığına ilişkin direnme kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek bu yöne ilişkin direnme kararının onanmasına, ne var ki somut olayda değerlendirilmesi gereken 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 22. ve 23. maddeleri özel Dairece incelenmediğinden, davalı idare vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için, dosyanın 5. Hukuk dairesine gönderilmesine …” karar verilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; 1/1000 ölçekli imar planında park ve spor alanı olarak ayrılan dava konusu 705 parsel sayılı taşınmazın, Gaziantep Büyükşehir Belediye Encümeninin 27.01.1998 tarihli encümen kararına istinaden kamulaştırılıp, taşınmaz maliki olan davacılarla varılan uzlaşma sonucunda 17.03.1998 tarihinde bedeli karşılığında davalı idareye devredildiği, ancak davalı belediyece 20 .07.1998 tarihinde yapılan plan tadilatı ile dava konusu taşınmazın imar planındaki kullanımının Merkezi İş Alanı (Ticari alan) olarak değiştirilip, 02.11.1998 tarihinde yapılan ihale ile dava dışı üçüncü şahıslara satıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaydaki uyuşmazlık, kamulaştırılan taşınmazın, kamu hizmetlerine tahsis edilme lüzumunun ortadan kalkması üzerine üçüncü şahıslara satılması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazminine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmakta olup, 4650 sayılı Yasa ile Değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun “Vazgeçme, İade ve Devir” kenar başlığını taşıyan ve 13.09. 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa ile değiştirilen 22. maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra, taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23. maddeye göre geri alma hakları da düşer. Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması halinde uygulanmaz.” Hükmü yer almakta olup, söz konusu maddede kamulaştırılan taşınmaza ihtiyacı kalmayan idarenin, kamulaştırmadan sonraki davranışları düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, hak düşürücü süreler yasalar ve sözleşme ile belirlenen bir sürenin geçmesiyle sadece dava hakkını değil bizzat hakkın kendisini ortadan kaldıran ve hakim tarafından resen nazara alınması gereken süreler olup, bu süreler, hukuki güvenliğin ve istikrarın sağlanması amacına hizmet eder.
Yukarıda açıklandığı üzere Kamulaştırma Kanununun 22. maddesine 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa ile eklenen ve Kamulaştırma Kanununun geçici 9.maddesi ile devam eden davalarda da uygulanması benimsenen üçüncü fıkra ile kamulaştırılan taşınmazlara, bu işlemin kesinleşmesinden itibaren kamu hizmetine tahsisi lüzumu kalmaması halinde mal sahiplerinin yasadan kaynaklanan yetkilerini kullanabilmeleri için beş yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş olup, somut olayda, kamulaştırmanın kesinleştiği 1998 yılından davanın davanın açıldığı tarihe kadar bu sürenin dolması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden,
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy