MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2013
NUMARASI : 2013/2-2013/226
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal incelemesi yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazın üzerinde bulunan yapı ile birlikte yapılan satımı emsal olarak alındığı halde satım bedelinden yapı bedeli mahsup edilmeden değer biçildiği gibi, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle, somut emsal olarak alınan taşınmazın ise değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu, ayrıca Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değeri ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden araştırılmadan,değer belirleyen geçersiz rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.
Bu itibarla; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Mahkemece dava konusu taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde yol olarak el atıldığı belirtilen 31,50 m2'lik kısmı ile kaldırım olarak el atıldığı belirtilen 80,50 m2'lik kısmı olmak üzere toplam 112,00 m2'lik bölümün bedeline hükmedildiği halde, taşınmazın 124,50 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy