MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/02/2012
NUMARASI : 2010/267-2012/142
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen 2010/357 esas sayılı dava kamulaştırmasız el atılarak su isale hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili, birleştirilen 2011/325 esas sayılı dava ise 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl ve birleşen 2010/357 esas sayılı davalar yönünden konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/325 esas sayılı davanın ise kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, birleşen dosya davacısı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Asıl ve birleştirilen 2010/357 esas sayılı dava kamulaştırmasız el atılarak su isale hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili, birleştirilen 2011/325 esas sayılı dava ise 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkememe asıl ve birleşen 2010/357 esas sayılı davalar yönünden konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/325 esas sayılı davanın ise kabulüne karar verilmiş; hüküm birleşen dosyanın davacısı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsalara kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyasi emsal olarak incelenen taşınmazlar Anomim Şirkete satılmış olup, özel amaçlı bu satışlar somut emsal olarak değerlendirilmeyeceği gibi, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında; emsal 314 ada 4 ve 5 parsellerin dava konusu taşınmazdan daha değerli, emsal 317 ada 1 parselin ise dava konusu taşınmazla aynı değerde olduğu anlaşılmasın rağmen bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlardan % 15 daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde inandırıcı ve somut gerekçelere dayandırılmayan rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Dosyada mevcut güncel tapu kaydına göre dava konusu 3 nolu bağımsız bölümün dava açıldıktan sonra 28.12.2010 tarihinde A.. K.. tarafından dava dışı .... Boru ve Yapı İnşaat Makine San. Tic. Ltd. Şti'ye satıldığı anlaşıldığından, davacı idareye yeni malikin davaya dahil edilmesi için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Dava konusu taşınmazın geometrik durumu, yüzölçümü, henüz parsellenmemiş arsa niteliğinde olması ve su isale hattının güzergahı dikkate alınarak irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın tüm değerinin %4'ünü geçemeyeceği gözetilmeden daha yüksek oranda değer düşüklüğü tespit eden rapora göre irtifak hakkı bedelinin fazla tespiti,
4)Dava konusu taşınmazdan geçen su isale hattı nedeniyle taşınmazın 377,99 m2'lik kısmı üzerinde davacı idare lehine irtifak hakkı tesisi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüte yol açacak şekilde tapu kaydının da iptaline ilişkin hüküm kurulması,
5)Dava konusu taşınmazın tapu kaydında bulunan ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Birleşen dosya davacısı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, birleşen dosya davacısı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy