MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2013/129-2014/90
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki delil ve belgelere göre; davalı idarece 6830 sayılı yasanın 17. maddesi uyarınca tescil davası açılarak taşınmazın davalı idare adına tesciline hükmedildiği ve davacının murisine ilanen tebliğ edilerek kararın kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinde; 6830 sayılı İstimlak Kanununun 16. ve 17. maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır hükmü getirilmiş olup; 17. maddeye göre taşınmaz hakkında verilen tescil kararı murise ilanen tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirilmiş ise de; davalının(davacının murisinin) soyadının (Kırmak) olarak yazıldığı gibi, o tarihte yürürlükte bulunan 6830 sayılı Yasa uyarınca davacının adresi, tapu, vergi ve haricen zabıta marifetiyle araştırıldıktan sonra tespit edilememesi halinde ilanen tebliğ edilmesi gerekirken, bu araştırmalar yapılmadan ve murisin davalı idareye verdiği 12.04.1982 tarihli dilekçesinde adresini bildirmesine karşın kararın ilanen tebliğ edildiği anlaşılmakla, yapılan tebligat usulüne uygun değildir. Dolayısıyla hukuken kesinleşmiş bir karardan da söz edilemez.
Bu durumda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle davanın reddine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 15.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy