MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2012
NUMARASI : 2010/267-2012/319
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü temyiz eden davacı vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazların belediye hizmet binası sahası içerisinde kaldığından 03.08.1984 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma işlemlerinin davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği, taşınmazların Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/544-569 sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun mülga 16. maddesi gereğince davalı idare adına tesciline hükmedildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinde; 6830 sayılı İstimlak Kanununun 16. ve 17. maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır hükmü getirilmiş ise de dava konusu taşınmazların tesciline ilişkin dosyanın hukuken geçerli bir şekilde kesinleştiği tespit edilemediğinden ve bu husus mahkemece resen nazara alınacağından 6487 sayılı Yasa ile eklenen geçici 7. maddenin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, Kamulaştırma Kanununun 25. ve 13.maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Bu nedenle, geçerli bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceğinden, işin esasına girilip hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy