MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2012/437-2013/49
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 04.11.2013 gün ve 2013/8080 Esas - 2013/18544 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kabulüne dair mahkemece verilen karar, davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Davacı vekilinin karar düzeltme istemine ilişkin dilekçesi ekinde sunduğu İstanbul Anadolu Adliyesi 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/9D.iş sayılı dosyasına ibraz edilen fen bilirkişi raporuna göre Maltepe Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Yol Yapım Amirliğinin taşınmazın etrafını çevirerek fiilen kullandığının belirlendiği ileri sürüldüğünden, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 04.11.2013 gün ve 2013/8080-18544 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı mahallinde yapılacak keşif sonucunda açıkça belirlenip, taşınmazın fotoğrafları çekilmek suretiyle denetime elverişli şekilde keşif tarihindeki durumunun tespit edilmesinden sonra;
Taşınmaza fiilen el atıldığının anlaşılması halinde taşınmazın belirlenecek bedeline hükmedilmesi,
Fiilen el atılmadığının anlaşılması halinde ise;
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili
kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirildiği,
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edildiğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddine hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idareden peşin alınan temyiz ve davacıdan alınan karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve davalı idareden alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy