MAHKEMESİ : Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2014
NUMARASI : 2012/71-2014/26
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Dava konusu taşınmaza nadas uygulamadan değer biçilmesi gerekirken, nadas uygulanmak suretiyle daha az bedel takdir edilmiş olması,
2-Üretim giderlerine genel idare giderleri ile beklenmeyen giderler de eklenerek masrafın fazla hesaplanması suretiyle düşük bedel tespit eden bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
3-Taşınmazın yeri, konumu, mücavir alan içinde olması ve bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre belirlenen metrekare birim bedeline %100 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
4- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, acele kamulaştırma dosyasında bloke edilen imktar daüşüldükten sonra fark bedele, bu sürenin bitimi tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiği düşünülmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde kamulaştırma bedelinin tamamına faiz uygulanması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy