MAHKEMESİ : Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2012/114-2014/11
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kapama karışık meyve bahçesi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Kamulaştırılan alan dışında kalan ancak bahçe niteliğinde olmayan ve değer azalışı hesabının yapıldığı bölümün sulu tarım arazisi niteliğinde kabulü ile o yörede ekilebilcek münavebe ürünleri belirlenip İlçe Tarım Müdürlüğünden bu ürünlere ait verim, üretim masrafları ve değerlendirme tarihi itibarıyla hasat dönemindeki ortalama kg. satış fiyatları belirlenip, net gelir metoduna göre m2 birim fiyatı tespit edilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, soyut ifadelerle geçersiz birim fiyatı belirleyen raporun da üstünde yasal olmayan nitelikte hesaplama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalı taraf adına bankaya bloke edilen bedelin, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması, doğru olmadığı gibi,
3)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 17.09.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy