MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2011/650-2014/33
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi dahili davalı Hazine vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş, karar dahili davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1- Değerlendirme tarihi olan 2008 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsal olarak kabul edilen 10262 ada, 9 parsel sayılı taşınmazdan daha değerli, 1255 ada, 27 parsel sayılı taşınmazla aynı değerde olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emlak vergi değerlerine ters oranda üstünlük mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçildiğinden alınan rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle, taraflara taşınmazın bulunduğu yerde, yakın tarihli ve benzer nitelikteki satışları emsal olarak bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve mahallinde yeniden keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi.
3- Dahili davalı Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Dahili davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy