MAHKEMESİ : Kazan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2013
NUMARASI : 2011/27-2013/128
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1)Belediye Başkanlığından gönderilen yazıda taşınmazın belediye sınırları içinde olduğu, 1/1000 ve 1/5000'lik imar planında bulunmadığı belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın etrafının meskun olup olmadığı ve belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı Belediye Başkanlığından sorularak olumlu cevap alındığında ve aynı maksatla kamulaştırılan çevre taşınmazlardan arsa kabul edilenlerin de olduğu nazara alınarak, arsa olarak kabul edilip emsal karşılaştırması suretiyle taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek değer biçilmesi doğru değildir.
Taşınmazın arsa olduğunun anlaşılması halinde taraflara emsal göstermeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve mahallinde yeniden keşif yapılarak alınacak bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Yukarıda belirtildiği şekilde araştırma yapıldıktan sonra arazi niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde ise dosyada mevcut taşınmaza arazi olarak değer biçen ve hükme esas alınan 22.05.2012 havele tarihli bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
a)4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin; aynı Kanunun 15/son maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle yapılması gerekir.
Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2011 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2010 yılı resmi verilerine göre değer biçen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması,
b)Dava konusu taşınmazın niteliği ve aynı bölgeden dairemize intikal eden dava dosyaları da dikkate alındığında, kapitalizasyon faiz oranının % 4 kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, % 5 alınması suretiyle aza karar verilmesi,
c)Dava konusu taşınmazın Belediye Başkanlığından verilen cevap ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim bedeline %80 oranından az olmamak üzere objektif değer arttırıcı unsur ilave edilerek bedel tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
d)Taşınmazın değeri belirlenirken bilirkişi raporunda genel idare giderleri, sermaye faizi ve diğer giderlerin üretim masraflarına dahil edilmek suretiyle az bedele hükmedilmesi,
3)Dava tarihi 11.01.2011 olduğu halde gerekçeli karar başlığına 21.01.2011 olarak yazılması,
Doğru olmadığı gibi,
4)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 12.05.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy