MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/106-2014/192
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı vekilince temyiz harcı yatırılmadığından H.U.M.K 434/son maddesi gereğince vekilin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuşsa da bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1- Fen Bilirkişisi Ayhan Özçelik'in acele el koyma dosyasında 01.02.2010 havale tarihli raporunda A1 harfi ile işaretli irtifak alanını 1.272,78 m2 ve toplam irtifak alanını 9159,58 m2 olarak belirtilmiş iken, aynı fen bilirkişinin dosyaya sunduğu 23.02.2011 havale tarihli raporunda A1 ile işaretli irtifak alanının 11.272,78 m2 olarak belirtilmesi Dairemiz bozma ilamında yazım hatası olarak değerlendirilerek bozmaya konu edilmiş ise de, buna rağmen bozma ilamı sonrası aynı fen bilirkişi ek raporunda gerekçesi açıklanmadan A1 harfi ile gösterilen alanın tekrar 11.272,78 m2 ve toplam irtifak alanının ise 19.159,58 m2 gösterildiği; ancak Kamulaştırma belgelerinde de kamulaştırmaya konu irtifak alanının toplam 9159,58 m2 olarak değerlendirildiği gözetildiğinde irtifak alanına dair kamulaştırma belgeleri ve fen bilirkişi raporları arasındaki çelişki açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; Dairemiz bozma ilamı ile tescil hükmü ortadan kalktığından yeniden tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, aşağıda yazılı olan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy