MAHKEMESİ : İspir Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2011/1260-2014/36
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2014 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak, davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar geçersizdir. Şöyle ki;
1) Kamulaştırma Kanununun 15. maddesi uyarınca kamulaştırmaya konu yerin, cins ve niteliğine göre bilirkişi kurulunun oluşturulması ve kamulaştırılan taşınmazın üstün niteliği göz önüne alınarak bilirkişilerin uzmanlık alanının belirlenmesi gerekir.
Dosyada bulunan belediye başkanlığı yazısına göre, dava konusu taşınmazın mücavir alan sınırları içerisinde yer aldığı, etrafının meskun olduğu ve belediye hizmetlerinden faydalandığı anlaşılmıştır. Bu niteliğine göre taşınmaz arsa vasfındadır.
Bu itibarla dava konusu arsa vasfındaki taşınmaz üzerinde ağaçlar da mevcut olduğundan, bilirkişi heyetinin çoğunluğunun inşaat mühendisi veya mimarlardan oluşturulması zorunlu olduğu halde, sadece ziraat mühendislerinin oluşturduğu, usule aykırı teşkil edilen bilirkişi kurulunca hazırlanan geçersiz raporun hükme esas alınması,
2) Taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi; dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise, satış tarihi itibariyle, imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması; ayrıca dava konusu taşınmazın, imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare birim fiyatları ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu bedelinin tespiti için, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak, alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmazı arazi kabul etmek suretiyle bedel tespit eden geçersiz rapora göre hüküm kurulması,
2) Zemini arsa niteliğinde olan taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların kapladığı alan belirlenip, bu bölümler kapama karışık meyve bahçesi kabul edilerek, ağaçların yaşlarına göre tespit edilecek verim miktarları ile değerlendirme tarihi olan 2011 yılı kilogram satış fiyatları ve üretim masraflarına göre tespit edilecek net meyve geliri esas alınarak, kapitalizasyon faiz oranı da uygulanmak suretiyle belirlenecek bahçe değerinden; taşınmazın zeminine, o yörede ekilebilecek münavebe ürün gelirine göre biçilecek değeri düşülmek suretiyle ağaç bedellerinin tespit edilmesi gerektiği halde, bu yönteme uyulmadan hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Üretim masraflarına genel idare giderleri, beklenmeyen giderler ve sermaye faizi eklenilmek suretiyle düşük bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.100,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy