MAHKEMESİ : Şenkaya Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2014
NUMARASI : 2012/91-2014/32
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş ise de dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın sulu tarım arazisi olan bölümüne net ürün gelirine göre, ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki kısmına ise net meyve geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1) Taşınmazın arazı olan kısmında değer biçmeye esas alınan münavebe ürünlerinin Üretim giderlerine genel idare giderleri ile beklenmeyen giderler de eklenerek masrafın fazla hesaplanması suretiyle düşük bedel tespit eden bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2) Taşınmazın tamamının sulu tarım arazisi niteliğinde olması nedeniyle taşınmazın arazi olarak değerlendirilen kısmında olduğu gibi kapitalizasyon faizinin % 4 oranında alınması gerekirken, kapama meyve bahçesi bakımından bu oranın % 5 alınması suretiyle az bedel tespiti,
3) Dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalı taraf adına bankaya bloke edilen bedelin, tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması,
Doğru olmadığı gibi,
4) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline17.09.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy