MAHKEMESİ: Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 25/11/2013
NUMARASI: 2010/182-2013/629
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.06.2014 günü temyiz eden davacı vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.06.1958 Tarih 1957/237-1958/224 sayılı kararı ile şahıslar adına tescil edildiği, peyderpey satış yoluyla da 1990-1995 yılları arasında bir kısım paylarının davacıya geçtiği, taşınmazların bir bölümünün orman sınırları içerisinde kaldığından Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.07.2007 Tarih 1996/56- 2007/238 sayılı kararı ile davacıya ait tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 18.06.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı TMK'nun sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. Maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almakta olup, tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olduğundan ve tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün teşkil ettiğinden, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK.'nun 1007. maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Burada, Devletin sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Kusursuz sorumluluk, tapu siciline bağlı çıkarların ve aynî hakların yanlış tescili sonucu değişmesi ya da yitirilmesi ile bu haklardan yoksun kalınması temeline dayanır. Çünkü; sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden Devlet, gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları da ödemekle yükümlüdür.
Açıklanan nedenlerle; davacının, üzerinde orman olduğuna dair hiçbir şerh ve kısıtlama bulunmaksızın 1990-1995 yılları arasında tapuda yapılan resmi işlemle satın aldığı taşınmazın tapu kaydının, sonradan orman olması nedeniyle iptal edilmesi üzerine açılan işbu davada, TMK'nun 1007. maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğu nazara alınarak işin esasına girilip, 6292 sayılı Kanunun 7. maddeside değerlendirilerek, davacının zararı belirlenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz eden davacı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.100,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy