MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2013
NUMARASI : 2013/119-2013/216
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 15.05.2014 gün ve 2014/396 Esas - 2014/13770 Karar sayılı ilama karşı davalı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının HUMK’nun 440. maddesine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan 1998,38 m2’lik kısmın fiilen kavşak alanında kaldığı, bu nedenle davacı K.. M..’nün davacı şirketin ticari faaliyetin durdurma kararı verdiği bu karar uyarınca da belediyenin davalı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatını iptal ettiğu bu nedenle dava konusu taşınmazın kavşak alanında kalan 1998,38 m2’lik kısmında davalının yararlanma imkanı kalmadığından bu bölümün bedeline de hükmedilmesi gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla;
Davalı vekilinin karar düzeltme istemesinin bu yönden kabulüne, dairemizin 15.05.2014 gün ve 2014/396-13770 sayılı Düzelterek Onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan değerlendirmede,
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırılan taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslanması yapılarak zeminine, üzerindeki yapılara maktuen ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmen kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısım dışında ve kavşak alanında kalan 1998,38 m2’lik bölümde davalının yararlanma imkanı kalmadığından, bu kısmın bedeline de hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Tapu kaydında mevcut ipoteğin tespit edilen bedele yansıtılmaması ,
Doğru olmadığı gibi,
3)30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinin 8. fıkrasının sonuna "Kamulaştırma bedelinin tesbiti için acele davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitimi tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir hükmü eklenmiş olduğundan,
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan açıklanan nedenlerle hükmün H.U.M.K 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy