MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 16/05/2013
NUMARASI: 2010/360-2013/305
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekili ile davalı İ.. A.. yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekili ve davalılardan İ.. A.. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar geçerli değildir. Şöyle ki;
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz arazi olarak değerlendirilerek bedel tespit edilmiş ise de dosya içerisinde taşınmazı arazi ve arsa olarak niteleyerek değer biçen iki ayrı bilirkişi raporu olduğu gibi, taşınmazın yakınında bulunan 255 parsele ilişkin olarak Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/355 esas sayılı dava dosyasında taşınmaza arsa olarak bedel belirlendiği de göz önüne alınarak,
Mahallinde 2492 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15.maddesi uyarınca inşaat ve ziraat bilirkişilerinin katılımı ile oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp, bu keşifte taşınmazın valilik, Belediye ve diğer önemli kamu binaları ile, meskun mahallere olan uzaklıklarının fen bilirkişisince hesaplanıp, şehir planı üzerinde gösterildikten sonra taşınmazın imar planındaki durumu, belediye hizmetlerinin tamamı veya bir kısmından yararlanıp yararlanmadığı, çevresinin meskun olup olmadığı belirlenerek, sonuçta arsa veya arazi niteliği kesin olarak açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmaz ifraz ile yeni parsel numaraları alarak tapuya tescil edildiği halde, önceki parsel numarası üzerinden karar verilmesi,
3- Tapu maliklerinden davalı A.. K.. ölü olduğundan mirasçıları davaya dahil edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ölü kişi hakkında karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi,
4- 2942 sayılı kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 ay içinde sonuçlandırılamadığından tespit edilen bedele 04.09.2010 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı idare vekili ve davalılardan İ.. A..’ın temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.