MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2012/342-2013/451
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüşen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 20.05.2014 gün ve 2014/5096 Esas - 2014/14006 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüşen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacılar murisi Mümin Topçu'nun hissedarı olduğu 3298 parsel sayılı taşınmazın 1988 yılında 2981 sayılı Yasa hükümleri uyarınca düzenlemeye alınarak, 29 m2'lik hissesinin davalı H.. K..’ya aktarılıp, bu hisse karşılığında davacılar lehine 87.000,00 eski TL'lik ipotek tesis edilmesi üzerine, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen hisse için takdir edilen karşılığın arttırılması için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. Maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. Maddesi ile 24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunla belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır. " hükmü getirilmiş olup, söz konusu yasal düzenleme açıkça "ipotek borçlusunun" kamu idareleri olması haline ilişkin olup, 2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan imar uygulamalarında, ipotek borçlusunun belediye, valilik gibi kamu idareleri değil, şahıslar
olması halinde bedele dönüşen hissenin düzenlemeye tabi tutulmasındaki amaç kamu hizmetine tahsis olmadığından, yukarıda bahsedilen yasal düzenlemenin dava konusu somut olayda uygulanma imkanı yoktur.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 20.05.2014 gün ve 2014/5096-14006 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüşen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor değer biçme yöntemi bakımından yasa hükümlerine uygundur. Ancak;
Bir taşınmazın kendi satışı da emsal olarak incelenip değerlendirilmesi mümkün ise de, taşınmazın değerinin yalnız kendi satışına göre biçilmesi yeterli değildir. Bu satış dışında başka emsaller de değerlendirmeye esas alınıp, taşınmazla mukayese edilip değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, taşınmaza yalnız kendi satışı emsal olarak alınmak suretiyle değer biçilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz ve davacılardan peşin alınan karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve davalıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.