MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2011/651-2013/549
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüşen davacılar payına takdir edilen karşılığın arttırılması davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 09.06.2014 gün ve 2014/5904 Esas - 2014/16319 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüşen davacılar payına takdir edilen karşılığın arttırılması istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacıların murisi M.E. B.’nun hissedarı olduğu 36 ada, 15 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucunda murise ait 26,24 m2'lik hisse karşılığında muris lehine davalı aleyhine 31,49 TL’lik ipotek tesis edildiği, söz konusu ipotek bedelinin arttırılması için işbu davanın açıldığı, mahkemece verilen karardan sonra temyiz aşamasında taraflar arasında 25.03.2014 günlü Sulh Protokolü düzenlendiği anlaşılmıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. Maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. Maddesi ile 24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlarda dahil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunla belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır. " hükmü getirilmiş olup, söz konusu yasal düzenleme açıkça "ipotek borçlusunun" kamu idareleri olması haline ilişkin olup, 2981 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan imar uygulamalarında, ipotek borçlusunun belediye, valilik gibi kamu idareleri değil, şahıslar olması halinde bedele dönüşen hissenin düzenlemeye tabi tutulmasındaki amaç kamu hizmetine tahsis olmadığından, yukarıda bahsedilen yasal düzenlemenin dava konusu somut olayda uygulanma imkanı yoktur.
Bununla birlikte, sulh HMK'nun 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen bir sözleşme olup, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Bu itibarla, taraflar arasında sulh sözleşmesi yapıldığı da gözetilerek, taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesinin geçerli olup olmadığı araştırılarak, mahkemece HMK'nun 315. maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne,
Dairemizin 09.06.2014 gün ve 2014/5904-16319 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz ve davacılardan peşin alınan karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve davalıdan peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.