MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/07/2012
NUMARASI : 2011/267-2012/378
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kısmen kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı idareler vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş davalı TOKİ Başkanlığı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla duruşma için belirlenen 09.04.2013 günü temyiz eden davalı TOKİ Başkanlığı Vek.Av.T.. D.. ile İ.. B.. vekili Av.D.. T.. ve aleyhine temyiz olunan davacılar vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve Dairemizin 2. kez geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idareler vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın tamamının imar ve İskan Bakanlığınca 03.07.1967 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, Kıymet Takdir Komisyonunca tespit edilen bedelin Emlak Kredi Bankası İzmir Şubesinde açılan hesaba bloke edildiği, Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde sayılan yerlerden usulüne uygun adres araştırması yapılmaksızın kamulaştırma işlemlerinin davacıların murislerine Ege Ekspres Gazetesinde yapılan ilan yoluyla tebliğ edildiği, yine davacıların murisleri aleyhine Kamulaştırma Kanununun 17. Maddesi gereğince tescile ilişkin açılan davada İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1968/677 esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verildiği, İmar ve İskan Bakanlığı'nın 30 Eylül 1969 tarih ve 3512-04 sayılı kararı ile arsaların Buca Belediyesi'ne devrine karar verildiği, 27.11.1974'te Buca Belediyesi adına tescil edildiği, son olarak da tashihen İ.. B.. adına 07.12.1990 tarihinde tescil edildiği, halen de davalı İ.. B..'na ait olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece hakkında açılan davanın kabulüne karar verildiği muris M.. Ş..'un hem kamulaştırma işlemleri, hem de tescile ilişkin kararın ilanen tebliğ edildiği tarih itibariyle ölü olup, yapılan tebligatlar geçersizdir.
Bu durumda; adı geçen murislerin nüfus kayıtlarından tespit edilebilecek mirasçılarına kararın tebliğ edilerek kesinleştirilmesi gerekirken, Tebligat Kanununun 28. maddesinde belirtilen şekilde araştırma yapılmaksızın ölü kişilere yapılan ilanen tebligat geçerli sayılmak suretiyle kararın usulsüz olarak kesinleştirildiği belirlenmiştir.
Her ne kadar, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa eklenen geçici 7. maddesinde; 6830 sayılı İstimlak Kanununun 16. ve 17. maddeleri ile 2942 sayılı Kanunun mülga 16. ve 17. maddeleri uyarınca mahkemelerce idare adına tescil kararı verilen kamulaştırmalarda tebligatlar ve diğer kamulaştırma işlemleri tamamlanmış sayılır hükmü getirilmiş ise de; dava konusu taşınmazdaki davacılar murislerinin paylarının, 17. maddeye göre Hazine adına tescil edilmesine ilişkin mahkeme kararı usulsüz olarak kesinleştirildiğinden 6487 sayılı Yasa ile eklenen geçici 7. maddenin uygulanmasına imkan bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, Kamulaştırma Kanununun 25. ve 13.maddeleri uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlar.
Bu nedenle davacıların murisi tapu maliki M.. (M.. Ş..y) açısından geçerlli bir kamulaştırmadan söz edilemeyeceğinden adı geçen muris payı yönünden açılan davanın usul ve yasaya uygun tanzim edilen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Mahkemenin tapu maliklerinden muris E.. A..'a ait kamulaştırma bedelinin, 05.11.1969 tarihinde Emlak Bankası İzmir Şubesi'nden İzmir 6. Noterliğinin 07.03.1968 tarih ve 3007 yevmiye numaralı vekaletnameye istinaden H.. Ş..'a ödendiğinden davacıların E.. A.. hissesine yönelik taleplerinin yerinde olmadığına ilişkin kabulü doğru ise de, adı geçen muris hissesi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Davacılardan N.. Ş..'un tapu maliki murislerin yasal mirasçısı olmadığı gözetilerek adı geçen davacı yönünden davanın aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddine dair hüküm kurulmaması,
3) Dava konusu taşınmaz halen davalı İ.. B.. adına kayıtlı olup, tasarruf yetkisi de adı geçen davalıya ait olduğundan bu davalı hakkındaki davanın kabulüne, davalı T.. B.. hakkındaki davanın ise pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4) Kabule göre de;
Davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
5) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21.maddesi ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden;
Mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davalı idareler vekillerininin temyiz itirazları doğrultusunda BOZULMASINA, davalı idarelerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davalı idareler yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 990,00-TL. vekalet ücretinin ayrı ayrı karşı tarafa yükletilmesine, 01.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy