MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2012/443-2013/465
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının hissedar olduğu 902 parsel sayılı taşınmazın Yeni .. Kentsel Dönüşüm Proje alanında yer alan imar parsellerine şuyulandırıldığı, Yeni .. Kentsel Dönüşüm Proje alanında kalan ve dava konusu taşınmazı da kapsayan bölgede fiilen çalışmaların başladığı, projenin bir bütün olduğu da dikkate alındığında, dava konusu taşınmaza, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Öte yandan 09.04.2013 tarihinde tapuya tescili sağlanan imar uygulaması sonucu, davacının hissedar olduğu taşınmazların da Yeni Güneypark Kentsel Dönüşüm Proje alanında kalmakla beraber, söz konusu taşınmazlarda davalı idarenin de hissedar olduğu anlaşılmıştır.
30.06.2010 tarih ve 5998 sayılı Yasa ile değişik 5993 sayılı Belediye Kanununun 73. maddesinin 8. fıkrasında "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı ilan edilen yerlerdeki belediyelere ait gayrimenkuller ile belediyenin anlaşma sağladığı veya kamulaştırdıkları gayrimenkuller üzerindeki inşaatların tamamı belediyeler tarafından yapılır veya yaptırılır. Belediye ile anlaşma yapmayan veya belediyece kamulaştırılmasına gerek duyulmayan gayrimenkul sahiplerinden proje alanında kendilerine 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine göre, ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemiş olanlar kamulaştırmasız el atma davası açabilir" hükmü yer almakta olup, davacının hissedar olduğu taşınmazda, davalı idarenin de paydaş olması ve ayrı ada ve parselde imar hakkı verilmemesi nedeniyle davacının kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan dava açma hakkı bulunduğunun kabulü doğrudur.Ancak;
Hükme esas alman bilirkişi kurulu raporu, hüküm - kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Kamulaştırma Kanunun 11/l-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre, üstün ve eksik yönleri belirtilmek suretiyle değer biçilmesi gerekir.Bilirkişi kurulunca incelenen kıyasi emsal satışlar Anonim ve limited şirket ile Ankara Büyükşehir Belediyesinin Kooperatife yaptığı satışlar olup özel amaçlıdır.
Bu durumda taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmaz ile emsallerin emlak vergisine esas metre kare değerleri de ilgili Belediyeden istenip, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazlara göre üstünlük oranları da denetlenerek, bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi
Doğru bulunmamıştır.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy