MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesinin 8.fıkrasının sonuna "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitimi tarihinden itibaren faiz işletilir." hükmü eklenmiş olduğundan,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki (ödenmesi için bankaya yazı yazılmasına) kelimelerinden sonra (bu bedelin 28.000,00 TL.sine 24.05.2009 tarihinden ilk karar tarihi olan 18.03.2011 gününe kadar, 4.012,4 TL.sine ise 24.05.2009 tarihinden son karar tarihi olan 09.04.2013 gününe kadar yasal faiz işletilmesine) ibaresinin eklenmesine,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve davacı idareden peşin alınan temyiz ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.