MAHKEMESİ: Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 17/09/2013
NUMARASI: 2013/92-2013/73
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece taşınmazların idarece kamulaştırıldığı, idarece bedel tespit ve tescil davası açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden dava konusu 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların 06.09.1989 tarihinde sulama göleti olarak kamulaştırılmasına karar verildiği, mülkiyetinin ihtilaflı olması nedeniyle kamulaştırma bedellerinin ileride çıkacak hak sahiplerine ödenmek üzere bankaya bloke edildiği, Siverek Kadastro Mahkemesinin 26.03.2007 tarih 1990/27 Esas,2007/8 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların 440/1440 paylarının davacıların miras bırakanı Abbas Koyuncu adına tesciline karar verildiği, kararın derecattan geçerek 21.10.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
1) 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 25. maddesinde “hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için usulüne uygun olarak yapılacak tebligatla başlar” hükmü yer almakta olup davacıların murisi ya da davacılara noter kanalı ile usulüne uygun yapılmış bir tebligat mevcut olmadığı gibi bankaya bloke edilen bedelin de miras bırakanın mirasçılarına ödendiğine ilişkin herhangi bir belge mevcut değildir.
Davacılar veya murisine çıkarılmış herhangi bir tebligat bulunmadığından işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi,
2) 6360 sayılı Yasanın 3. vd. maddeleri ile İl Özel İdarelerinin hükmi şahsiyeti 30.03.2014 tarihi itibariyle sona erdiğinden, anılan yasa gereğince sorumlu idarenin belirlenerek davaya dahil edilmesi gerektiğinden,
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 04.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.