MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/03/2013
NUMARASI : 2011/53-2013/198
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 16.09.2014 günü taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, Tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK.nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş: hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; 05.12.1951 tarihinde tapulama çalışmaları sonucu 135.900 m2 yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilen dava konusu taşınmazın A.. B..nca kamulaştırıldığı, davacıların murisleri A.. A..'dan kendilerine intikal eden 87/384 hissenin tapusunu kamulaştırma nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesine devrettikleri, daha sonra tapu maliklerinden F.. A..'ın taşınmazın zeminde kulanılan yüzölçümü ile tapudaki yüzölçümünde farklılık bulunup bulunmadığının araştırılması için Çankaya Kadastro Müdürlüğü'ne başvurduğu, Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışma neticesinde dava konusu taşınmazın gerçek yüzölçümünün 152.551 m2 olarak belirlendiği, taşınmazın tapulama çalışmalarından sonra sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, bu hatanın kadastro çalışmaları sırasında yapılan yüzölçüm hesaplamasından kaynaklandığı tespit edilerek, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunununn 41. maddesi uyarınca 152.551 m2 olarak düzeltilmesine karar verildiği ve bu yüzölçüm değişikliğinin 30.03.2006 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacıların da yapılan yüzölçüm hatası nedeniyle kamulaştırma bedelini eksik aldıklarından ve bu hatanın kadastro çalışmaları sırasında yapılan hesaplama hatasından kaynaklanması sebebiyle hisselerine düşen 3772 m2'nin bedelinin tahsili için iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak, birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK.nun 1007.maddesi anlamında Devlet sorumludur. Hal böyle olunca, devletin kusursuz sorumluluğundan kaynaklanan bir zararın oluştuğu ve kadastro işleminden kaynaklanan bu sorumluluğun da TMK.nun 1007. maddesi kapsamında tazmini gerektiği muhakkaktır. (HGK.'nun 16.06.2010 gün ve 2010/4-349-2010/318 sayılı kararı)
Bu nedenle, işin esasına girilerek taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerinin tespiti için rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 16.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy