MAHKEMESİ : İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2012
NUMARASI : 2012/12-2012/187
Taraflar arasındaki zemini başkasına ait kamulaştırılan taşınmaz üzerinde bulunan hasat edilmemiş çeltik ürününün bedelinin ve oluşan zararın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, zemini başkasına ait kamulaştırılan taşınmaz üzerinde bulunan hasat edilmemiş çeltik ürününün bedelinin ve oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece idari yargı görevli olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 20/son maddesi "Ekili arazinin boşaltılması hasat sonuna bırakılır. Hasat zamanının beklenmesi mümkün olmadığı hallerde kamulaştırmayı yapan idare, mahkemece takdir edilecek ekin bedelini tazmin etmek şartıyla arazinin boşaltılmasını talep edebilir. Ekin bedeli 11 ve 12. maddeler uyarınca yapılan kamulaştırma değerinin tesbitinde nazara alınmış ise taşınmazın boşaltılması için tekrar bu bedelin tespit ve ödenmesi gerekmez." hükmünü içermekte olup, yine aynı Kanunun 37. maddesinde "Bu kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri taşınmazın bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür" hükmü yer almaktadır.
Bu hükümler ışığı altında somut olaya bırakıldığında, adli yargıda görülmesi gereken bu davada, zemini dava dışı Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmaz üzerinde davacının bu idare ile yaptığı kira sözleşmesi ile çeltik ekiminin yapıldığı ve taşınmazın zemini davalı idare tarafından kamulaştırılırken üzerindeki davacıya ait çeltik ürünü değerlendirilmediği gibi, hasat sonucu beklenmeden ve davacı yönünden kamulaştırma işlemi yapılmadan çeltik ürününe el konulduğu anlaşıldığından, dosyada bulunan tespit raporları ve diğer bilgi ve belgeler nazara alınıp, gerektiğinde mahallinde bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapılarak davacıya ait olduğu anlaşılan pirinç mahsulünde meydana gelen zararın tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacı bakımından idarece alınmış bir karar da olmadığı gözetilmeksizin, kamulaştırmasız el atma niteliğinde olan bu ihtilafının çözüm yerinin 2942 sayılı Kanunun 37. ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararı uyarınca adli yargı olduğu nazara alınmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz talebinin reddine, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy