MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 19.12.2013 gün ve 2013/22043 Esas - 2013/23444 Karar sayılı ilama karşı davacı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davanın kabulüne dair karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı, davacı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava bedel tesbiti ve tescil davası olup kendilerini vekil ile temsil ettiren her iki taraf lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece davacı idare lehine nispi vekalet ücreti yönünden karar verildiği, hükmün bu yönüyle de düzeltilerek onanması gerekirken yazılı şekilde düzeltilerek onandığı anlaşıldığından,
Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.12.2013 gün ve 2013/22043-23444 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkindir. Ancak;
1)Kamulaştırma bedeli 102.158,21-TL olarak tespit edildiğinden, bozma öncesinde fazla yatırılan 412,79-TL’nin, davalı taraftan alınarak davacı tarafa iadesine karar verilmemesi,
2)6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 9. fıkra olarak “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde tespit edilen bedele bu sürenin bitimi tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.” hükmü eklenmiş olduğundan, faiz yönünden bir karar verilmemiş olması,
3)Davanın niteliği gereğince kendisini vekille temsil ettiren taraflar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
a)Bedele ilişkin 1. bendinin sonuna (Davacı idarece fazla ödenen 412,79-TL’nin davalılardan hisseleri oranında alınarak davacı tarafa verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
b)Bedele ilişkin 1. bendindeki (ödenmesine) kelimesinden sonra (bu bedele 18.09.2009 tarihinden ilk karar tarihi olan 20.09.2011 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine) ibaresinin eklenmesine,
c) Vekalet ücretine ilişkin 4. bendin hükümden çıkartılmasına, yerine (Kendilerini vekille temsil ettiren taraflar lehine 1.320,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı idareden alınarak davalılara, davalılardan alınarak davacı idareye verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idareden peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçları ile davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy