MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı idarece dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin kentsel dönüşüm projesi nedeniyle yapılan kamulaştırma işlemine dayanılarak davacı taraf ile davalı idare arasında Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi gereğince tarafların uzlaşması nedeniyle yapılan Kadastro Arsa Sözleşmesinin gereği davacılar tarafından ferağ verilerek taşınmazın tapusunun davalı idareye devredildiği, ancak davalı idarece sözleşmede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Bu sırada, Dikmen Vadisi 1, 2, 3, 4 ve 5. etaplara ilişkin Konut ve Çevre Geliştirme projesi kapsamındaki 1, 2 ve 3. etap çalışmalarının tamamlanıp hayata geçirildiği 4 ve 5. etap uygulaması nedeniyle dava konusu taşınmazı da kapsayan bölgede fiilen çalışmaların başladığı, bu plan kapsamında kalıp da anlaşma sağlanan şahıslara ait tüm konutların ve dava konusu taşınmazların etrafındaki yapı ve muhtesatların da yıkıldığı, bu alan içinde inşaat ve hafriyat çalışmalarının devam ettiği, muhtelif yerlerde şantiyeler kurulduğu, yapılan yıkımlar nedeniyle yolların, telefon ve elektrik hatlarının tahrip edildiği, bölgenin topografik yapısının bozulduğu, dava konusu taşınmazlardan yararlanma ve kullanma olanağının ortadan kalktığı, bu nedenle dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Belirtilen nedenlerle, projenin bir bütün olduğu, davacılara ait davalı idareye devredilen taşınmazların da Dikmen Vadisi 4 ve 5. Etap Kentsel Dönüşüm alanı içerisinde kaldığı anlaşıldığından, mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın ferağ tarihindeki değerinin, bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor ile tesbit edilmesinde, bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalıdan tahsiline karar verilen 71.932,32 TL.nin talep gibi her taksidinin ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden faize hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı (dava tarihinden) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (her bir taksitin ödeme tarihinden itibaren) kelimelerinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın ödeyene iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 23.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy