MAHKEMESİ: Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 29/11/2011
NUMARASI: 2011/438-2011/656
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin belirlenmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1)Dava konusu taşınmaza değer biçmede esas alınan münavebe ürünlerinin değerlendirme tarihi olan 2011 yılındaki üretim masrafları ile hasat dönemindeki toptan kilogram satış fiyatları karar tarihinde belli olacağından, ilgili kuruluşlardan 2011 yılına ait üretim masrafları ile kilogram satış fiyatları getirtilip, bu resmi veriler üzerinden hesaplama yapılması için ek rapor alınması gerektiği düşünülmeden 2010 yılının verileri esas alınması,
2)Acele el koyma kamulaştırma dosyasının dosya içerisine konularak, dava konusu taşınmazın acele el koyma kararından sonra davalı taraf adına bankaya bloke edilen miktarın, varsa tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken fark bedelinin ödenmesine dair infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi,
3)Kamulaştırılan taşınmaz baraj gölü içinde kaldığından, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkini yerine, Hazine adına tesciline karar verilmesi,
Doğru olmadığı gibi,
4)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedelinden, acele kamulaştırma bedeli mahsup edildikten sonra kalan fark bedele 04.09.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.