MAHKEMESİ : Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2012/528-2013/196
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğinde olan taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunun açıklama bölümünde buğday ve karnabaharın aynı yıl içinde yetiştirilebilen ürünler olduğunun kabul edilmesi nedeniyle ikinci ve üçüncü yıla ilişkin münavebe ürünlerinin belirlenmesi (yöreden gelen dosyalarda birinci yıl buğday, karnabahar, ikinci yıl domates, üçüncü yıl taze fasülye alınmaktadır.) gerektiği düşünülmeden, iki yıllık münavebe ürünü alınmış gibi net gelirin ikiye bölünmesi suretiyle değer belirlenmesi,
2-Dava konusu taşınmazın niteliği, konumu, bilirkişi kurulu raporunda yazılı özellikleri ve Belediye Başkanlığı yazısı dikkate alındığında, net gelirine göre belirlenen m2 bedeline objektif değer artırıcı unsur uygulanması gerektiği gözetilmeden, az bedel tespiti,
3-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 28 m2 barakanın zeminine bedel verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi
4-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, Acele el koyma dosyasında tespit edilen miktarın belirlenen kamulaştırma bedelinden mahsubundan sonra kalan fark kamulaştırma bedeline 07.01.2013 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkeme kararının davalılar vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy