MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2013/384-2013/575
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; öncesinde orman olan ve Sakarya ili Serdivan ilçesi Aşağıdere köyünde yapılan kadastro çalışmalarında ilk maliki adına tespit ve tescil edilen 864 parsel sayılı taşınmazı, davacının 27.05.1996 yılında, tapu kaydında orman olduğuna dair hiçbir şerh ya da kısıtlama bulunmaksızın satın aldığı, ne var ki; 6831 sayılı yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın Devlet Ormanı olarak tahdit edilen sahada kalması nedeniyle tapu kaydına 25.10.1996,29.0.2002 ve 5.10.2011 tarihlerinde “orman sınırları içerisinde kaldığına” dair şerh konulduğu, tapunun halen davacı adına yaşamakla beraber, kesinleşen orman tahdit sınırları içersinde kalmak suretiyle hukuki değerini yitirdiği anlaşıldığından oluşan bu zararın tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa mı yoksa arazi mi olduğu belirlenip bu konuda taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verildikten sonra, taşınmazlar arsa vasfında ise emsal karşılaştırması yapılarak; arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak dava tarihindeki değerinin tespiti için mahallinde yapılacak keşif sonucu alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre bedel belirlenmesi gerekirken, böyle bir değerlendirme yapmadan taşınmaza soyut ifadelerle bedel tespit eden rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-TMK'nun 1007. maddesi gereğince açılan tazminat davalarında davalı sıfatı Hazine'ye ait olup, O.. M..'ne sorumluluk düşmez. Bu nedenle davalı O.. M.. hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı ile davalı O.. M..'den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy