MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2011/795-2013/131
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalı R.. A.. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1)Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca, arsalara değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda, daha önce Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararları emsal olarak incelenerek, bu kararlarda belirlenen m2 birim değerlerinin dava tarihine endekslenmesi sonucu bulunan değerin esas alınması doğru olmadığı gibi, yasal olmayan gerekçelerle taşınmazların imar parseli olup olmadıkları araştırılmadan düzenleme ortaklık payı oranında kesinti yapıldığından geçersiz olan bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir.
Bu durumda taraflara yeniden emsal göstermeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re’sen emsal celbi yoluna gidilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılıp, emsal karşılaştırması suretiyle değerinin tespit edilmesi gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)İlk kararı davalılardan sadece R.. A.. vekilinin temyiz ettiği anlaşıldığından, diğer davalılar yönünden ilk karar ile belirlenen miktardan fazlasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3) Acele el koyma kararı ile belirlenen ve bloke edilen bedelin davalılara ödenip ödenmediği dosya içindeki belgelerden anlaşılmadığından, bu husus araştırılmadan bedelden mahsup edilmesi,
4) Davanın niteliği gereği her iki taraf lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
5) 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesinin 8. fıkrasının sonuna “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitimi tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.” hükmü eklenmiş olduğundan,
Davacı idare vekili ile davalılardan R.. A.. vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı R.. A..'danpeşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 03.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy