MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve Kamulaştırma Kanununun 27.maddesi uyarınca taşınmaza Hazne adına el koyma kararı verilmesi davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 14.02.2013 gün ve 2013/23099 Esas - 2013/2165 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay ilamında yazılı gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm Davalının ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istekleri HUMK.nun 440. maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından yerinde görülmemekle birlikte;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden; davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.02.2013 gün ve 2012/23099-2013/2169 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, kamulaştırma bedelinin tespiti ve Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca taşınmaza Hazine adına el koyma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile Hazine adına el koyma kararı verilmesi talep edildiği halde, mahkemece geniş çaplı araştırma yapılarak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
-2-
Her ne kadar dava Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca açılmış ise de; mahkemece geniş çaplı araştırma yapılarak, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda karar verildiği gözetilerek, davanın 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı olarak açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası olarak nitelendirilmesi gerektiğinden;
1-Taşınmazın kamulaştırılan bölümündeki davalı payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, acele el koyma kararı verilmesi,
2-Bedelin kamulaştırma yer bedeli olarak tespiti yerine, acele el koyma bedeli olarak gösterilmiş olması,
3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmemesi,
3-Mahkemece, bedel yönünden temyizi kabil, tescil yönünden kesin olarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bedelin tahsili ve el koymaya ilişkin kararın kesin olarak verilmesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin çıkartılmasına, yerine (... Mahallesi 748 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılan ve fen bilirkişileri...Atalan'ın 24.04.2012 tarihli krokili raporunda B ile gösterilen 1.273,08 m²'lik bölümdeki davalı payının iptali ile Hazine adına tesciline) cümlesinin yazılmasına,
b) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna yeni bir bent olarak (Kamulaştırma bedelinin 1.156.072,50-TL olarak tespitine,tespit edilen kamulaştırma bedeline 26.12.2008 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine) cümlesinin yazılmasına,
c)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7. bendinin çıkartılmasına, yerine (7-Dair, bedel yönünden temyizi kabil, tescil yönünden kesin olarak verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 16.08.2012) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına ve H.U.M.K’nun 442.maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 228,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine, davalıdan peşin alınan karar düzeltme ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 16.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy