MAHKEMESİ : Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/06/2013
NUMARASI : 2012/929-2013/362
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1) Dosyada ve acele el koyma dosyasındaki bilirkişi raporlarına göre tespit edilen ağaçların yaş, cins ve sayıları ile dava konusu taşınmazın yüzölçümü ve tespit edilen özellikleri değerlendirildiğinde, kapama meyve bahçesi vasfında olduğu değerlendirilerek, bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, raporda yazılı olduğu şekilde tarım arazisi olarak kabulü ile buna göre değer belirleyen rapora göre eksik inceleme sonucu hüküm kurulması,
2) Kabule göre ise;
Dosya kapsamındaki Vezirköprü Tarım İlçe Müdürlüğünün 04.04.2013 tarihli cevabi yazısına göre hububatta verim miktarında, 2012 yılında, yağış yetersizliği nedeniyle %40-50'ye varan düşüşler yaşandığı belirtilmiştir.
Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, buğday, saman ve silajlık mısır verim miktarları değerlendirme tarihi olan 2012 Vezirköprü Tarım İlçe Müdürlüğü verilerine göre belirlenmiştir.
Yargıtay uygulamalarına göre arazi niteliğindeki bir taşınmazın değeri belirlenirken daha önceki yıllara ilişkin olarak (5yıl ) normal koşullarda Tarım İlçe Müdürlüğünce tespit edilen verim miktarlarının dikkate alınması gerekir. Verim miktarlarının geçmiş yıllara oranla bu denli değişip azalmış olmasının olağan kabulü mümkün değildir.
Kaldı ki; sulu tarım arazisi kabul edilen taşınmazın değerinin tespitinde; aynı yöreden Dairemize intikal eden ve taşınmazlara kuru tarım arazisi olarak değer biçen dosyalardaki bilirkişi kurulu raporlarında esas alman münavebe ürünlerinin dekara verim miktarlarının da altında verim miktarları esas alınmak suretiyle değer belirlenmesi de doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, taşınmazın normal veriminin alındığı yıllar ortalamasına göre bedelinin tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden yağış yetersizliği nedeniyle düşük verim alınan 2012 yılı verileri esas alınarak değer biçen rapora göre aza hükmedilmesi,
3)Dava konusu taşınmaz baraj gölü altında kaldığından 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği halde, 4721 sayılı T.M.K. 999. madde uyarınca da terkine ilişkin hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy