MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Vek.Av.Eşrefe Eraslan
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 17. maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu 15 parsel yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan, 29 parsel bakımından ise hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu 15 parsel yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dava konusu 29 parsel bakımından açılan davada ise; 3402 sayılı Kanunun 12. maddesindeki (tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz) hükmü nazara alındığında, yapılan kadastro işlemi ile bu yerin davalı adına tespit görmesi ve tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içinde dava açılmaması nedeniyle ret kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.