MAHKEMESİ : Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/01/2015
NUMARASI : 2014/228-2015/30
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,
1-Dava konusu edilen 106 ada 8 parsel sayılı toplam 5.707,58 m2 yüz ölçümlü tarla niteliğindeki taşınmazın davacı idarece 1370,09 m2 alanın kamulaştırıldığı ileri sürüldüğü ve 02/10/2014 tarihli fen bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor ve krokide A harfi gösterilen ve mavi renk ile çizili toplam 1.370,09 m²'lik kısmının kamulaştırma alanı olduğu belirtildiği halde; hükümde 02/10/2014 tarihli fen bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda A ve B harfi ile gösterilen mavi renk ile çizili toplam 1.025,79 m²'lik kısmının kamulaştırma alanı olarak kabulüyle bu alan üzerinden kamulaştırma bedelinin belirlenmesi, iptal ve tescile karar verilmesi,
2-Kabule göre de, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi'nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1.bölüm karar da göz önüne alınarak, acele el koyma kararından sonra davalılar adına bankaya bloke edilen miktarın tespit edilen kamulaştırma bedelinden mahsubundan sonra kalan fark bedele 18.11.2014 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi gerekirken infazda sorun oluşturacak şekilde kamulaştırma bedeline faiz işletilmesi şeklinde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy