MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Yapılara Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yayınlanan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2014 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre belirlenen yapı sınıfları ve bu snıflara sınıfa uygun resmi birim fiyatlarının esas alınması doğrudur. Alınan rapor zemin bedeli yönünden geçersizdir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazı davacı idarenin düzenlediği 11/07/2014 tarihli kıymet takdir raporunda sulu tarım arazisi olarak değer artırıcı unsur oranı % 25 kabul edilip, mısır-sarımsak-buğday münavebesi ile 22,14 TL/m², hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ise kuru arazi olarak, kapitalizasyon faizi % 3 alınmak suretiyle buğday-mercimek münavebesi ile 3,40TL/m² belirlenip % 600 oranında objektif değer artırıcı unsur ilavesi ile 23,80 TL/m² değer tespit edildiği gözetildiğinde; taşınmazın kuru mu sulu mu olduğu, hangi münavebe ekim planı uygulanması gerektiği ve dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi raporlarında açıklanan özellikleri dikkate alınarak ne oranda objektif değer artıcı unsur ilave edilmesi gerektiği hususlarındaki bu çelişkilerden dolayı hükme esas alınan bilirkişi raporu bilimsel ve inandırıcı değildir.
Bu nedenle;
Dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olduğuna göre, Kamulaştırma Kanununun 15. ve Yönetmeliğin 8. maddelerine uygun şekilde oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, öncelikle dava konusu taşınmazın sulanıp sulanmadığı, sulanıyorsa fiilen nereden ve ne şekilde sulandığı mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip, taşınmazın sulu veya kuru tarım arazisi olduğu belirlendikten sonra İlçe Tarım Müdürlüğünden taşınmazın bulunduğu yörede sulu ve kuru tarım arazilerinde mutad olarak ekilen münavebe ürünleri de sorulup buna göre değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kamulaştırma Kanununun 15/son maddesi uyarınca, değerlendirme tarihinin idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün, yani dava tarihi olan 2014 yılı esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bu nedenle; münavebe ürünlerinin dekara verim miktarları ve 2014 yılı hasat dönemindeki toptan kilogram satış fiyatları ile üretim giderlerinin resmi kuruluşlardan getirtilip, raporların dentlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi
3- Fen bilirkişisine rapor ve krokisi düzenletilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
4-Dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçlara yaş, cins ve sayısına göre maktuen değer biçilmesi gerekirken ağaçlarla ilgili karar verilmeyerek eksik bedele hükmedilmesi,
Kabule göre de;
a)Dava konusu taşınmazın konumu, keşif gözlemi ve bilirkişi kurulunca belirlenecek özelliklerine göre objektif değer artırıcı unsur ilavesi gerekip gerekmediği, gerekiryorsa ne oranda olacağının gerekçeleri gösterilerek raporda tartışılması gerektiğinin düşünülmeden gerekçesi açıklanmadan fahiş oranda objetif değer artırıcı unsur ilavesi,
b)Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge ve niteliğine göre gelir metoduna göre tespit edilen net gelirine %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulamak suretiyle değer biçilmesi yerine bu oran %3 alınmak suretiyle fazla bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.