MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Dava konusu taşınmaza ait 2005/74 Değişik İş sayılı acele el koyma dosyasında arsa vasfındaki taşınmazın metrekaresine 2005 değerlendirme tarihi itibariyle 1.000 -TL değer biçilmiştir.
Davacı idarece 9 sene sonra açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli iş bu davada Ağustos 2014 değerlendirme tarihi itibariyle aradan geçen süre ve bölgedeki ekonomik gelişmeler gözetilmeksizin taşınmazın m2 sine 2.000,00-TL değer belirlendiğinden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu inandırıcı görülmemiştir.
Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal
taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2) Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının asansörlü ve kaloriferli ticari büro niteliğinde olup olmadığının ve buna göre tabi olduğu yapı sınıfının tespit edilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, taşınmaz üzerindeki yapıya vasfı belirlenmeden IV-A sınıfı olarak değer biçen bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının değeri tespit edilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının değerlendirme yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyet Fiyatlarına göre bulunan m² bedelinin, eskale edilmemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy