TARİHİ : 23/06/2015
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması ve muhtesat bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması ve muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçiçi 12. maddesi uyarınca;
"24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir." hükmü getirilmiştir.
Bu durumda yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi,
2)Dosyada mevcut fotoğrraflar, 29.12.2014 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisi ve mahkeme gözlemine göre, dava konusu taşınmaz üzerinde yapı bulunduğu anlaşıldığı halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda bu yapı bedeli hesaplamaya dahil edilmeyerek eksik bedel tespiti,
3)Davalı idarece dava konusu taşınmaza yönelik imar uygulamasının ilgili idare mahkemesinin kararı ile iptal edildiği ileri sürüldüğünden; imar uygulamasının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararı taraflardan temin edilip, söz konusu iptal kararına dayanılarak geri dönüşüm işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise yeniden imar uygulaması yapılıp yapılmadığı ilgili Belediye Başkanlığından, yeni bir imar uygulaması var ise, buna ilişkin tapu kayıtları takyidatlarını da gösterir şekilde ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 13.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.