MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1-Bilirkişi incelemesi yaptırılıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmaz plansız alanda olduğu dosyaya yansıyan özelliklerine göre de merkeze uzak belediye hizmetlerinden kısmen yararlandığı ve çevresinin meskun olmadığı sabit olduğu gibi, dava konusu taşınmazın hemen yakının da olan 36 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/330 esas sayılı dosyasının dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda yukarıdaki gerekçeler ile taşınmazın arazi niteliğinde olduğu belirlendiğinden taşınmaz arsa değil, arazi niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu katılımı ile mahallinde keşif yapılarak, taşınmazın tarım arazisi kabulü ile getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit ettirilmesi ve Belediye Başkanlığı yazısı ve bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre taşınmazın gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına Kamulaştırma Kanununun 11\1-i maddesinde belirtilen objektif değer arttırıcı unsur ilave edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, geçersiz rapora göre hüküm kurulması,
2- Davanın niteliği gereği, kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 27/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.