MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2012/99-2013/55
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06.11.2014 gün ve 2014/15359 Esas - 2014/25159 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre davacı idare vekilinin karar düzeltme istemi yerinde değildir.
Davalı vekilinin karar düzeltme istemine gelince;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 25.06.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 06.11.2014 gün ve 2014/15359-25159 sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, işin esasının incelenmesinde;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmazın emsal karşılaştırması yapılarak zeminine, üzerindeki binaya ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazla aynı konumda olan ve aynı amaçla kamulaştırılan 1190 parsel sayılı taşınmaza, Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/304 esas 2012/267 karar sayılı dosyasında 14.06.2011 değerlendirme tarihi itibariyle 1.700,00-TL/m2 değer takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizce onandığı, dava konusu taşınmaz ile 1190 parselin emlak beyanına esas vergi değerlerinin de aynı olduğu anlaşılmış olup sekiz ay sonrası için dava konusu taşınmaza 1.400,00-TL/m2 değer biçildiği dikkate alınarak, söz konusu dosya da getirtildikten sonra, bu bedelden ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmadan eksik inceleme ile az bedel tespiti,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 25.06.2012 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalıdan peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, davacıdan peşin alındığından harç alınmamasına, H.U.M.K.nun 442.maddesi göz önünde bulundurularak takdiren 250,00-TL. para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydedilmesine 22.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy