MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 01/03/2016 gün ve 2015/25788 Esas - 2016/3923 Karar sayılı ilama karşı davacılar vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R –
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış; bu karara karşı, davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede, taşınmazın 10597 metrekarelik bölümü su deposu, 12700 metrekarelik bölümü yol ve kalan kısmı da parça parça 3.şahıslar tarafından sahiplenmek suretiyle kullanıldığı, davacıların dava konusu taşınmaza davalı idareler tarafından el atılması sebebiyle tazminat talep ettiği, mahkemece yapılan ilk inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiği, davacılar tarafından kararın temyiz edilmesi ile Dairemizce yapılan inceleme neticesinde 25.12.2012 tarihli bozma ilamı ile, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak özel parselasyon veya fiili taksim yapılıp yapılmadığı araştırılıp, mahallinde keşif yapılarak bu konuda tanıklar dinlenmek ve gerekirse diğer paydaşların da beyanları alınmak suretiyle bu hususların tespit edilmesi istenildiği ve mahkemece 17.04.2013 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahkemece keşif kararı verilmesine rağmen, 31.05.2013 tarihli celsede davacı vekili fiili taksim ve özel parselasyon yapılıp yapılmadığını ispat edecek durumda olmadığını, bu nedenle fiilen el atılan kısımdaki davacılar payı yönünden karar verilmesini talep ettiklerini, davalı ... vekili ise aksi kanaatte olduklarını, özel parselasyon ve fiili taksim olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyan etmiş ise de, davacı vekilinin beyanı nedeniyle mahkemece keşif ara kararından dönülerek, başkaca bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Dairemizin 29.04.2014 tarih 2013/23737 E. 2014 11683 K. sayılı ilamı ile hüküm Kamulaştırma Kanunu 35. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ise de; tüm dosya içeriği yukarıda yapılan açıklamalar ile davalı idare vekilinin dava konusu taşınmaza ilişkin olarak özel parselasyon veya fiili taksim yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ettiği de gözetildiğinde, mahallinde keşif yapılmadan, bu konuda tanıklar ve diğer paydaşların beyanları alınmadan verilen eksik incelemeye dayalı kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken maddi hataya dayalı olarak Kamulaştırma Kanunu 35. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu ve yine bu bozma ilamına uyularak verilen davanın reddine ilişkin kararın da maddi hataya dayalı olarak onandığı, bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, bozma ve onama ilamlarının maddi hataya dayanması sebebiyle taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek;
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 01.03.2016 gün ve 2015/25788- 2016/3923 E/K sayılı kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra, yapılan incelemede;
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkidir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, taşınmazın 10597 metrekarelik bölümü su deposu, 12700 metrekarelik bölümü yol ve kalan kısmı da parça parça 3.şahıslar tarafından sahiplenmek suretiyle kullanıldığı, davacıların dava konusu taşınmaza davalı idareler tarafından el atılması sebebiyle tazminat talep ettiği, mahkemece yapılan ilk inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiği, davacılar tarafından kararın temyiz edilmesi ile Dairemizce yapılan inceleme neticesinde 25.12.2012 tarihli bozma ilamı ile, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak özel parselasyon veya fiili taksim yapılıp yapılmadığı araştırılıp, mahallinde keşif yapılarak bu konuda tanıklar dinlenmek ve gerekirse diğer paydaşların da beyanları alınmak suretiyle bu hususların tespit edilmesi istenildiği ve mahkemece 17.04.2013 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada, mahkemece keşif kararı verilmesine rağmen, 31.05.2013 tarihli celsede davacı vekili fiili taksim ve özel parselasyon yapılıp yapılmadığını ispat edecek durumda olmadığını, bu nedenle fiilen el atılan kısımdaki davacılar payı yönünden karar verilmesini talep ettiklerini, davalı ... vekili ise aksi kanaatte olduklarını, özel parselasyon ve fiili taksim olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyan etmiş ise de, davacı vekilinin beyanı nedeniyle mahkemece keşif ara kararından dönülerek, başkaca bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar Dairemizin 29.04.2014 tarih 2013/23737 E. 2014 11683 K. sayılı ilamı ile hüküm Kamulaştırma Kanunu 35. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ise de; tüm dosya içeriği yukarıda yapılan açıklamalar ile davalı idare vekilinin dava konusu taşınmaza ilişkin olarak özel parselasyon veya fiili taksim yapılıp yapılmadığının araştırılmasını talep ettiği de gözetildiğinde, mahallinde keşif yapılmadan, bu konuda tanıklar ve diğer paydaşların beyanları alınmadan verilen eksik incelemeye dayalı kararın bu gerekçe ile bozulması gerekirken maddi hataya dayalı olarak Kamulaştırma Kanunu 35. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu ve yine bu bozma ilamına uyularak verilen davanın reddine ilişkin kararın da maddi hataya dayalı olarak onandığı, bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, bozma ve onama ilamlarının maddi hataya dayanması sebebiyle taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek;
Mahkemece öncelikle, taraflardan, ilgili tapu müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmaza ait özel parselasyon krokisi olup olmadığı sorulup, var ise, kroki ve belgeler getirtildikten sonra keşif kararı verilerek, dava konusu taşınmazın diğer paydaşları dinlenmek suretiyle taşınmazda fiili taksim yapılıp yapılmadığı fiili kullanım nedeniyle halihazırdaki yolun özel parselasyonda yol olarak bırakılıp bırakılmadığı, fiili taksim varsa davacıya taksimde bir yer düşüp düşmediği, araştırılıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/07/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy