MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Mahkemece mahallinde iki kez yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporlarında aynı emsal incelenmiş olup, dava konusu taşınmaz ile emsalin Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen vergi değerleri aynı ve her iki taşınmazda kadastral parsel olduğu halde, birinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz emsal taşınmazdan %70 oranında daha değerli kabul edilerek metrekaresine 266,00-TL değer biçilmiş, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise dava konusu taşınmaz imar parseli kabul edilerek düzenleme ortaklık payı bedeli de eklenmek suretiyle dava konusu taşınmaz emsal taşınmazdan bu defa %38 oranında daha değerli kabul edilmek suretiyle yine 266,00-TL metrekare birim fiyatı takdir edilmiş olduğundan alınan raporlar inandırıcı bulunmamıştır.
Bu nedenle taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu
getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve kroki eklenmek suretiyle dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmına imar durumuna göre yapılaşma izni verilip verilmeyeceği, verilmiş ise önceki durumuna göre kısıtlama getirilip getirilmediği hususları ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden araştırılarak yapılaşma izni verilmeyeceğinin bildirilmesi halinde arta kalan kısmın tüm bedeline, kısıtlama getirildiğinin bildirilmesi halinde ise değer azalış bedeline hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy