MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.Mahallinde yapılan keşif sonucu ... İlçesi ... Köyü 1979 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; dava konusu kök 57 parsel sayılı taşınmaz ... - ... kesimi ... Havaalanı kavşağı ve ... Kavşağı kamulaştırması kapsamında ifraz edilmiş olup, kamulaştırılan 39.674,44 m2’lik kısmı 1979 parsel, arta kalan 998.94 m2’lik kısmı ise 1980 parsel sayılı taşınmaz olarak tescil edilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre; kamulaştırmadan arta kalan ve ifraz sonucu oluşan 1980 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu dikkate alındığında kullanılamaz hale geldiği anlaşıldığından, bu kısmında bedeline hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)13.03.2015 gün ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 gün ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile; 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin on üçüncü fıkrası "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihlerini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle Anayasanın 2 ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir.Bu durumda; 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,Doğru görülmemiştir.Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy