MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırılan taşınmazın 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 22. maddesi uyarınca mal sahibi tarafından geri alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kamulaştırılan taşınmazın 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 22. maddesi uyarınca mal sahibi tarafından geri alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazdaki davacılar payının 1996 yılında kamulaştırma nedeniyle TEKEL adına tescil edildiği, özelleştirme kapsamında TEKEL'in kapatılması sebebiyle 2010 yılında hissenin Hazineye devredildiği, 2012 yılında ise kamu yararı amacıyla kullanılmak üzere Muş İl Özel İdaresi lehine 49 yıllık irtifak hakkı verildiği anlaşılmıştır.
4650 sayılı Yasa ile Değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun “Vazgeçme, İade ve Devir” kenar başlığını taşıyan ve 13.09. 2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa ile değiştirilen 22. maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra, taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. Bu madde hükümlerine
göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23. maddeye göre geri alma hakları da düşer. Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması halinde uygulanmaz.” hükmü yer almakta olup, söz konusu maddede kamulaştırılan taşınmaza ihtiyacı kalmayan idarenin, kamulaştırmadan sonraki davranışları düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere, hak düşürücü süreler yasalar ve sözleşme ile belirlenen bir sürenin geçmesiyle sadece dava hakkını değil bizzat hakkın kendisini ortadan kaldıran ve hakim tarafından resen nazara alınması gereken süreler olup, bu süreler, hukuki güvenliğin ve istikrarın sağlanması amacına hizmet eder.
Yukarıda açıklandığı üzere Kamulaştırma Kanununun 22. maddesine 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa ile eklenen ve Kamulaştırma Kanununun geçici 9.maddesi ile devam eden davalarda da uygulanması benimsenen üçüncü fıkra ile kamulaştırılan taşınmazlara, bu işlemin kesinleşmesinden itibaren kamu hizmetine tahsisi lüzumu kalmaması halinde mal sahiplerinin yasadan kaynaklanan yetkilerini kullanabilmeleri için 5 yıllık süre öngörülmüş olup, somut olayda kamulaştırmanın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar bu sürenin dolması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, davalı idare harçtan bağışık olduğundan harç alınmamasına, davacıdan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy