MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen ve davacı lehine tesis edilen ipotek bedelinin artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: ... ve ... yönünden davanın reddine ... yönünden kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacılar ile davalı ... vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen ve davacı lehine tesis edilen ipotek bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı uyarınca davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, ... yönünden kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde eski 848, 849, 850, 851, 852, 853 ve 854 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu bölgede, davalılardan Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığınca 02.06.1987 tarihinde tescil edilen imar uygulamasının yapıldığı davacı ... 'in 2012 m²'lik hissesinden 106m² DOP kesildikten sonra kalan 1906 m²'lik yerin uygulamasını yapan ...'nın 13261 parsel nolu 847 m²'lik taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği ve şuyulandırma ceveline göre de taşınmazın bedele dönüştürüldüğü anlaşılmıştır.
1-Davacılar vekili karar verildikten sonra 07.10.2016 tarihli dilekçe ile davalılardan ... ile davacılar ...'un kısmen temlik alan davacılar ... ve Feriha Şahbazın imzaladığı 02.05.2013 günlü Sulh protokolünü dosyaya sunmuştur.
Sulh, HMK'nun 313. vd. maddesinde düzenlenmiştir. Sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Karar kesinleşinceye kadar yapılan her türlü sulh anlaşması mahkeme huzurunda yapılmış sulh olarak kabul edilir.
Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Bu itibarla, davalı ... ile davacı ... Beyhatin ile alacağı kısmen temlik alan davacılar Dursun Oktakçı ve ... arasında Sulh sözleşmesi yapıldığı gözetilerek Mahkemece HMK'nın 315. maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmadığı gibi,
20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 gün 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddesi ile;
"24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmü getirilmiştir.
Bu durumda yukarıda açıklanan hususta davalılardan ... ile sözü edilen protokolü yapmayan temlik alan davacı ... için ... sorumlu olduğu kısım ile davalılardan ...'nın sorumlu olduğu ipotek edilen bölüme ilişkin olarak tüm davacılar yönünden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U....nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.