MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 138 ada 33 parsel (eski 150 parsel) sayılı taşınmaza ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1)Dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri dikkate alınarak, tespit edilen metrekare birim fiyatına ilave edilecek objektif değer artırıcı unsurun % 45 oranında olacağı gözetilmeden, daha düşük objektif değer artış oranı kabul eden bilirkişi raporuna göre eksik bedel tespiti,
2)Taşınmazın değeri belirlenirken bilirkişi raporunda genel idare giderleri, sermaye faizi ve bilinmeyen diğer giderler üretim masraflarına dahil edilmek suretiyle az bedele hükmedilmesi,
3)Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan ve 05.01.2015 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 646,07 m2'lik kısmın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, bu bölümde değer azalışı olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde, değer kaybı verilmeyerek aza hükmedilmesi,
4)Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde vakıf (V.S.V) şerhi bulunduğu anlaşıldığından, vakfın türünün ve taviz bedeline tabi olup olmadığının ... Genel Müdürlüğünden sorulması, taviz bedeline tabi ise ... Genel Müdürlüğü davaya dahil edilip taviz bedelinin bu idarenin hesabına aktarılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy